HABERLER

Kulübümüz ile ilgili en güncel haberler.

TRABZON’DA 25 SAAT…

ALKIŞLAR TRABZON İDMANOCAĞI’NA…

Mütevazı bütçesi ve kadrosuyla CEV Challenge Cup’ta final oynama başarısını gösteren, Olimpiyatlara geçmişte oyuncu verecek kadar başarılı bir özgeçmişi olan, sadece Trabzon’un değil, ülkemizin tartışmasız köklü şanlı kulüpleri arasında yer alanTrabzon İdmanocağı‘nın bayan voleybol takımına destek vermeğe gittim…

Kulübün başarılı müteşebbis Başkanı sayın Mehmet Öz‘e nazik daveti, göstermiş olduğu beni mahçup eden ve utandıran saygı ve misafirperverliği için çok teşekkür ediyorum…

Trabzon’da kaldığım 25 saatte yeni arkadaşlarla tanıştım, dostlar edindim…

Beni ziyadesiyle memnun eden, havaalanlarında beni tanıyan, sitemizi takip eden üniversiteli 1 delikanlı ve 3 hanım kız okurumun yanıma gelip, sohbet etmeleri ve fotoğraf çektirmeleriydi…

Trabzon 19 Mayıs Spor Salonu’nda da benzerlerini yaşadım, çok duygulandım…

Takımın aslarından Necla Güçlü Esepaşa‘nın, ve Plaj voleybolu için EPİRDEN 2014‘ye konuk olarak katılıp, ülkemiz ile ilk kez tanışan, şimdilerde Trabzon İdmanocağı için ter döken Sırp Milli takımı formasını defalarca giymiş JelenaBlagojevic‘in saha kenarına, bulunduğum basın masasına kadar gelerek içten sarılması yüklenen değişik duygularımı tavan yaptırdı…

MAÇIN KIRILMA ANI…

Kızlarımıza şampiyon olmaları için sadece 3-0 veya 3-1 kazanmaları yetmiyordu, CEV’in (Avrupa Voleybol Konfederasyonu) mantık ve hak dışı koyduğu “Altın Set”i de kazanmaları gerekiyordu… İlk maçı deplasmanda, Bükreş’te 1-3 kaybetmişlerdi…

Daha güçlü ve anlaşmış bir takım hüviyetinde olan Romen temsilcisi C.S.M. Bucurest’e karşı çok iyi mücadele ettikleri, kafa kafaya oynanan ilk sette kızlarımız 23-22 öndeyken 18 yaşındaki genç orta oyuncumuz Beyza Arıcı‘nın çok müsait bir pozisyonda rakibin yüksek orta bloğuna, fileden açık blok yapması yüzünden topun fileyle arasında kalıp sayı kaybettirmesi sadece setin değil, bence sonraki setlere gaz verecek bir ortamı ıskalaması yönünden maçın kırılma anıydı… O bloğu yapsa belki de oyunun seyri değişecekti ?… Beyza da kahraman olacaktı…

Tabii ki voleybol bir takım ve hata oyunu… Bu pozisyonu dile getirirken Beyza‘ya yüklenilmemesiricasında bulunuyorum… Doğru olmaz !… Sadece “şansız bir andı…” diyelim, konuyu kapatalım…

Voleyboldan bu denli anlayan, takımlarını son sayıya kadar yürekten destekleyen, maç sonunda takımları kadar şampiyon rakip takımı alkışa boğan seçkin taraftarlara da hayran kaldığımı ifade etmek istiyorum… Hepsine teker teker selam olsun !… İşte salonlarda özlemini duyduğumuz seyirci…

TRABZON’DA KUŞBAKIŞI BİRKAÇ İZLENİMİM…

Trabzon eski Trabzon… Merkezdeki çağdaş yiyecek içecek, fast food lokallerini saymazsak, özellikle mimari ve şehircilik açısından el atılması, yepyeni bir şehircilik planı yapılması kaçınılmaz…

Bir de havaalanına değinmek istiyorum…

Artık dünyaya açılan bir pencere olması gereken Trabzon için tek pistli, oldukça küçük bekleme salonlu, temizlik özürlü (Tuvaletine giremedim…) Trabzon Havaalanı bu şehre yakışmıyor, dökülüyor, her haliyle ağlıyor……

Yolcular, yeterli oturma düzeni olmadığı için ayakta uçuş bekliyor…

Bir de birileri çıkıştaki sıralanmış kendilerini pek uyanık zanneden taksicileri dürtmeli…

İki de bir “Taksi” diye bağırıyorlar… Sanki tren veya kamyon sanacaklar ?… Millet rahatsız oluyor… Kimse kör değil, o araçların taksi olduklarını bilmeyen tek kişi çıkar mı ?… Sanki “Taksi” diye bağırdıklarında başka seçeneleri olan yolcular birden fikir değiştirecekler (!) taksilerine koşup binecekler ?… Resmen “akıl tutulması” dahası terbiye fukaraları….

HOTEL GERÇEKTEN “USTA”YDI…

Kaldığım Usta Hotel mükemmeldi…

Personeli bu denli candan, güleryüzlü, işlerini içten severek yapan şanslı konaklama tesisi az gördüm…

“Roof”u resmen Karadeniz’i kucaklıyor…

Kahvaltısı zenin bir açık büfe…

Yemekleri özel bir sunumla önünüze geliyor…

Karadeniz’i kucaklayan otelin ‘roof’unda sabah kahvaltısına çıktım…
Açık büfeden tabağımı sevindirmeye çalışırken şefe seslendim;
“Uyyyy cözünü sevdiğimun uşağu; Ha kahvaltuda neden hamsi yok idur ?…” Şakam sonuç getirmiş olmalı ki, 15 dakikada önüme tereyağda hamsi tabağı geldi… Anlayacağınız bu günkü kahvaltıda menü full hamsiydi…

Trabzon’a gidenlere hararetle tavsiye ederim…

MEHMET ÖZ.HASAN.KARABIYIKweb

VE SONUNDA MÜTHİŞ BİR ÜÇGEN OLUŞTU…

Maçta yerimi, sağ olsunlar, “Şeref Tribünü”nde, Erol Ünal Karabıyık Başkan ve bizi bayan voleybolunda 2012 Londra Olimpiyatlarına taşıma başarısı gösteren antrenör Marco Aurelio Motta‘nın yanında yer ayırmalarına rağmen, kenarda laptopumu açıp siz değerli okurlarıma orada yaşadıklarımı paylaşmayı tercih ettim… Zira orada var oluş sebebim bazı muhteremlar gibi (!) tatil ve/veya hava atmak (!) değildi…

Bu yüzden sabaha karşı uçağı olduğu için erken odasına çekilen Motta ile çok arzulamama rağmen görüşemedim…

Ancak gecenin büyük finali Zorlu Hotel’in lobisinde tarihi bir buluşma oldu…

Erol Ünal Karabıyık Başkan, Trabzon İdmanocağı Başkanı Mehmet Öz ile sabahı ettik neredeyse…

Derin memleket konularının (!) yanı sıra voleybolumuz masaya yatırıldı, masa taşıyamadı, bir iki sallandı, üzerine koydukça çatırdıyordu, sabaha bilmem kaç kala kırılmaması için değişik biçimde (!) el attık !…

Nasıl mı ?…

Onu da bir başka yazımda genişçe paylaşırım belki ?…

Şimdi birazcık “Relax” zamanı…